Smiley face
Smiley face
Smiley face

Bahoz Erdal: Halkımız Türk sömürgeciliğinin yalanlarına itibar etmemeli

13-07-2016 17:59:04
Türk devletinin basın yayın organları tarafından yayılan haberlere ilişkin Denge Kürdistan radyosuna konuşan HPG komutanlarından Bahoz Erdal, "Türk sömürgeciliği 35 yıldan fazladır kamuoyu ve toplumu yalanlarla, gerçek dışı haberlerle kandırmaya çalışıyor." diyerek hakkında çıkan haberleri yalanladı.


 

 

 

HABER MERKEZİ 


 

 

Türk devlet medyası ve AKP hükümetinin ‘yaşamını yitirdiğine’ dair propaganda yaptığı gerilla komutanı Dr. Bahoz Erdal Dengê Kürdistan Radyosu'na konuştu. Erdal, Türk medyasında çıkan haberlerin gerçek dışı olduğunu söyledi.

 

 

Bahoz Erdal’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

 

 

"Dengê Kürdistan çalışanlarını, tüm radyo dinleyicileri ve tüm Kürdistan halkına selamlarımı iletiyorum. Son günlerde Türk devletinin medyasında, Rojava’da, Qamışlo kenti yakınlarında bir saldırının olduğunu ve benim de bu saldırıda hedef alındığıma yönelik bazı bilgiler verildi. Gerçekten de biz bunlara cevap vermek istemezdik. Zira halkımız çok iyi biliyor, 35 yıldan fazladır Türk sömürgeciliği gerçekleri gizlemeye çalışıyor. Kamuoyu ve toplumu yalanlarla, gerçek dışı haberlerle kandırmaya çalışıyor. Kürdistan devrim mücadelesi karşısında zayıfladıkça ve yenildikçe, psikolojik savaş yöntemlerine başvuruyor. Kendi zayıflığını ve yenilgisini yalanlarla, propagandalarla örtbas etmeye çalışıyor. Halkımız, Türk devletinin bu gerçeğini çok iyi tanıyor ve bu konuda tecrübe edinmiştir. Ama madem ki gündem olmuş, halkımıza şunu söylemek istiyorum; Türk medyası ve devletinin yayınladığı haberler doğru değildir. Bunların gerçekle alakası yoktur. Özel savaşın bir yöntemidir. Yalan siyasetinin bir parçasıdır. Gündem değiştirmek istiyorlar. Gerçek budur. Şüphesiz, biz Kürdistan devrimcileri olarak, devrim içerisinde her zaman şehit de olabiliriz, biz bu bilinçle devrime katıldık.

 

 

En değerli arkadaşlarımız savaş meydanında şehit oluyorlar. Bizim yolumuz şehitlerin yoludur. Bizim sözümüz de bu temeldedir. Ve inanıyoruz ki, hangimiz şehit de olsak, yaşıyorsak da bu dava başarıya ulaşacaktır. Biz şehit olmaya da hazırız. Ama gerçek olan şudur; bu haberler yalandır, AKP hükümeti yalan söylüyor. Zorlanıyor, sıkışmış durumdadır. Rojava devrimi her önemli adım attığında, DAİŞ’e darbe vurduğunda AKP yönetimi korkuya kapılıyor ve Rojava devrimine saldırıyor. Çünkü AKP ile DAİŞ ilişkisini deşifre eden ilk güç Rojava devrimidir. AKP DAİŞ’e her türlü yardımda bulundu. Onlara silah verdi. Adam gönderdi, ilaç gönderdi. Petrol ticaretini yapıyor. Ve halen de DAİŞ’e yardım ediyor.

 

 

AKP, DAİŞ ile olan ilişkisinin ortaya çıkmasından korkuyor. Rojava devrimi DAİŞ’e karşı hamle yaptığında ve başarı elde ettiğinde AKP ile DAİŞ arasındaki kirli, karanlık ilişki ağı da deşifre oluyor. Onun için DAİŞ’in zayıflamasını istemiyorlar, DAİŞ’in yenilmesini istemiyorlar. AKP, kendi varlığını DAİŞ’ın varlığında görüyor. DAİŞ’i yok eden, yenilgiye uğratan ise Rojava devrimidir. Bundan dolayı Rojava devrimine düşmanlık yapıyorlar ve yenilgiye uğratılmasını istiyorlar.

 

 

Bir diğer korkuları ise şudur; Kuzey Kürdistan’da katliam yaptılar. Bunun hesabının sorulacağından korkuyorlar. DAİŞ’in Şengal ve Kobanê’ye yaptığı vahşet ile Türk devlet güçlerinin, Erdoğan’a bağlı güçlerin Nusaybin, Cizre ve Sur’da yaptıkları arasında fark yoktur. Aynı zihniyet ve aynı pratiktir. AKP’nin Kuzey Kürdistan’daki pratiği DAİŞ’ten farklı değildir.

 

 

AKP seçim döneminde ‘istikrar ve barış için tek başına iktidar olmalıyım, iktidar olmazsam savaş devam edecek’ diyordu. Ama şu anlaşıldı ki, AKP kendi iktidarı için halklar arasında savaş dışında bir şey yapmıyor. AKP iktidarı ve Erdoğan, Türkiye ve Kürdistan’ı kan gölüne çevirdi. Bu hükümet Kürt ve Türkiye halklarına karşı savaş suçu işledi. Bunun hesabının sorulmasından korkuyorlar. Gerçekleri gizlemek istiyorlar. Bunun için çabalıyorlar. Türk medyasını bu özel savaş propagandası için kullanıyorlar. İnanıyoruz ki, halkımız bunun bilincindedir.

 

 

Üzerine yoğunlaşmamız gereken konu şudur; AKP’nin yalanları, ne söyledikleri değil, bizim devrimci görevlerimiz nelerdir, halkımızın özgürlüğü için bu süreçte neler yapabiliriz? Bizim yoğunlaştığımız konu budur. Sorumluluklarımızı yerine getirdiğimizde, örgütlenmemizi güçlendirdiğimizde, katılımımızı güçlendirdiğimizde o zaman özel savaşa en doğru cevabı vermiş oluruz.

 

 

Bu konuya ilişkin; falan kişi nerededir, ne yapıyor, neden görünmüyor diyorlar. Biz ülkemizin şervanıyız (asker). bir şervan olarak neredeysem oradayım. Biz sanki AKP yönetimine yerimizi mi söyleyeceğiz. Yerimizi söyleme mecburiyetimiz yok. Ben de diğer arkadaşlarım gibi bu devrimin, bu ülkenin bir askeriyim. Kürdistan devrimi bize ne emir ediyorsa, ne görev veriyorsa biz orada olacağız. Esas olarak şunu bilmemiz lazım; düşman ve basını yalan haber yayıyor, halkımızı olumsuz etkilemek istiyor, kendince gündem oluşturmak istiyor. Bunun gerçekle alakası yoktur. Qamışlo’da üç dört gün önce patlama olduğu ve bizim de hedef alındığımız yönündeki haberler doğru değildir. Böyle bir şey yoktur. Halkımız bu gerçeği bilsin, düşman yalanlarına itibar göstermesin.

 

 

Bir kez daha halkımızı selamlıyorum. Bende Kürdistan devriminin bir şervanı olarak, şehitler gerçeği ve ülkemizin devrimi ne gerektiriyorsa onun gereklerini yerine getireceğim. Şehitlerimize, halkımıza layık olmayı esas alacağız.

 

Biz kez daha Denge Kürdistan radyosu dinleyicileri ve tüm halkımıza selamlarımı iletiyorum.’’

İlgili Haberler
« »


-
RojNews
İletişim


Korek   : +964 7508749379

Asia      : +964 7718835920

Normal : +964 533361295

Email    : [email protected]
© Copyright 2015 RojNews. Hemû mafên portala ROJNEWS Ajansa Nûçeyan a Roj hatine parastin